Monday, October 12, 2009

Baby Shower

BABY SHOWER


11 Ekim 2009, Central Park'ta yazin son gunesli gunlerinden birinin tadini cikararak bebegimizin gelisini arkadaslarimizla kutladik. Hersey cok guzeldi. Yemekler, gol, ordekler ve davetsiz misafir olarak partimize tesrif eden ve maskot haline gelen Rakun'da. Herkese geldigi icin cok tesekkur ediyoruz.


Baby Shower give-aways...


Mehmet, partinin kahramani Ressan abla, butun guzel yemekler onun ellerinden cikti ve Sasha.

Kahraman, Chris, Ressan ve Cigdem. Cigdem'e yaptigi super pasta icin ne kadar tesekkur etsek azdir. Tadi damagimda...
Fotografta agacin uzerine bakarsaniz partimizin maskotu rakunu gorebilirsiniz.
Cigdem'in super pastasi.



Arzu guzel pozuyla.



Ben, Yasemin ( tebrikler bu arada oyunu kazandin) Muhterem ve Arzu
Bahar sabirsizlikla bir dilim pastasini bekliyor.
Oynadigimiz oyundan bahsetmeden gecmemek lazim. Sasha'ya ozel katkilarindan dolayi tesekkur ediyorum. Bayanlara benim gobegimin buyuklugunu tahmin edip, o oranda bir parca mavi kagit kesmelerini istedik. Oyunu Yasemin kazandi.




Kahraman, Aaron, Tolga ( super artiz pozuyla) ve Mehmet Bey










Nicole, Ben ve Silvia... tahmin edin ortak noktamiz ne bu fotografta?

Wednesday, September 30, 2009

Update on tummy! Gobekte son durumlar :))


Update on tummy! Gobekte son durumlar :))

Love the movements coming from inside. They tell me, hey you out there! get ready I am coming :))




Of course it is getting bigger and bigger everyday. What did you expect? Learning to live with it 24/7.

What does Mehmet do about tummy? Well he rubs it a lot that is all :)) Kidding, he picks things up for me and if I am lying down he brings stuff I ask for, like a puppy :)) Love it!

Sunday, September 13, 2009

Mehmet'ten...


Mehmet'ten

İngilizce adına hergün yeni birşeyler öğreniyorum fakat en son
öğrendiğim öyle bir şey var ki bu beni daha fazla mutlu ediyor. Ne
diye soracak olursanız ' We are pregnant' tanımlaması. Neden mutlu
ettiğine gelince, insanlar zannediyorki hamilelik sadece kadının yaşadığı
bir durum gibi fakat öyle değil. En azından Türkçe'de bu şekilde
düşünülüyor ve söyleniyor. Türkçe'de hiçbir zaman 'biz hamileyiz'
demiyoruz onun yerine 'eşim hamile' diyoruz.
Fakat İngilizce'de bu işe hem aklen hem de fiilen bir çözüm var. Eğer
bir erkeğin eşi hamileyse o bu durumu 'biz hamileyiz' diye anlatıyor.
Bu da beni mutlu ediyor.

Edebiyatı bırakıp gerçeklere gelirsek, hayat bizim için gittikçe
güzelleşiyor. Günlerimiz, annesinin karnında kültür fizik hareketleri
yapan küçük oğlumuzun hareketleri üzerine yorumlar yapmak ve bunun
keyfini çıkarmakla geçiyor. Bu öyle bir keyif ki hergün
konuşabiliyorsunuz her günü bir kenara bırakın her saat başı. Evin
içinde sağa sola yerleştirilen küçük kıyafetler, acaba şunada
ihtiyacımız olur mu konuşmaları, kendisi daha dünyaya teşrif etmemiş
oğlumuzun şimdiden bize kattıkları. Benim için en komiği ise yaklaşık
1 aydır yolda gördüğüm her bebek arabasının modeline bakmakla
birlikte içindeki çocuğun acaba rahatı yerinde mi diye çaktırmadan
kontrol etmekle geçiyor.

Sunday, September 06, 2009

Out for shopping
















New York'ta yasiyorsaniz cocugunuzla birlikte yolculuk yapmak icin en temel ihtiyaciniz bebek arabasi ( stroller ) diyorlar. O kadar cok merdiven inip cikiyorsunuz, karsidan karsiya geciyorsunuz ki cocugu eger arabasiz cikardiysaniz bir sure sonra sikilip sizin kucaginiza sinmek istemesi buyuk bir ihtimal. Sehir yerlesimi, kaldirimlar, metrolardaki asansorler de size cocugunuzu arabasiyla tasima imkani veriyor. Diger taraftan tabi Istanbul'u dusunmeden edemiyorum. Nasil olurdu cocuk arabasiyla hareket etmeye calismak, bir kere kesinlikle bircok anne-baba hareket alanlarini kisitliyor sirf cocuk ve arabasiyla bir yere gitmek her seferinde zulme donustugu icin.Tabi bu kendi arabanizin olmamasi durumunda. Yakin zamanda sahit oldugum bir durum, bu yaz Istanbul'da Neslihan'in misafirleriyle Eminonu, Karakoy, Sultanahmet turistik gezileri yaparken Xavie'nin minik yegeni pusette tasindi butun gun. Bebek icin mukemmeldi tabi ama Neslihan karsidan karsiya gecilmesi gerektiginde ya da kalabalik bir ortamda mesela Kapali Carsi'da yururken, hemen eline aliyordu pusetin yonetimini nihayetinde normal yayalar icin bile ne kadar zorken bir caddenin karsisina gecmek yada kalabalik bir yerde yurumek misafirlerin bunu alisik olmadiklari bir ortamda yapmaya calistiklarinda zorlanacaklarini dusunuyordu buyuk bir ihtimalle. Hakliydi da, ki pusetle karsidan karsiya gecmelerde yaptigi usta manevralarla her seferinde sikintisiz bir sekilde atlatiyordu durumu. Istanbullu olmakla alakali kesinlikle :))

Bizim icin bebek hazirligi heyecanli bir hal aldi bugunlerde. Haftalar cabuk geciyor. Dun bir sinifa katildik birlikte, doguma hazirlik sinifi. Bu heyecani birlikte paylasabildiginiz, sadece anneye yada sadece babaya ozel durumlarin olusturulmadigi ortamlar, bu isin ortak yurutulecegini anlatan, hissettiren ortamlar yada aktiviteler kesinlikle cok onemli diye dusunuyorum. Zira babalar ne yazik ki bebek dunyaya gelene kadar seyretmek durumunda kaliyorlar diye dusunuluyor, hic de oyle degil, baba her sekilde uzun gecen 9 ay'a katilabiliyor. Bunun yollari var elbet ki, bunlar icin ortam hazirlamak anne adaylarina kaliyor bunu goruyorum ben kendi tecrubemde.

Tekrar hazirliklara donmek istiyorum. Iste nasil yapmali, hangisini almali dedigimiz bir gun, bebek arabasi icin ciktik disari. Her onumuze gelen cocuk arabasina dikkatlice baktik. Agirligi, genisligi, tekerlekleri, yagmurluklari, arka sepeti vs... derken uzerine bayagi bir kafa yorduk, nihayetinde birine kadar verdik.

Tuesday, August 18, 2009

Kafasi karisik bir anne adayiyim ben!



Ulkemden cok uzakta bir yerde bebegimi dunyaya getirecegim. Dusunmem gereken onca sey varken ben hepsini bir siraya sokup tek tek etraflica analiz etmeye calisiyorum halbuki hamilelikten midir bilmem bir unutkanlik coktu bana. Gecenlerde okudum, hamilelerin tecrubelerini yazdigi bir forum websitesinde, bircok kisi de ayni seyden sikayetci.

Iki aydir Turkiye’deydim. Arkadaslarimla, ailemle guzel vakit gecirirken hic aklima gelmedi donunce beni amma yapacak cok sey bekliyormus diye.

Ote yandan Mehmet’e kavusmak acayip iyi geldi. Kafa karisikligi bir tarafa diyorum. Onunla olmak yetiyor.

Bir taraftan her gecen hafta biraz daha buyuyen gobegime alismaya calisiyorum. Sormayin ne kadar garip bir durumdur bu. Alismaniz degil bununla bir sureligine yasamayi kabullenmeniz gerekiyor ne de olsa birkac ay sonra sizi terk edecek bu siskinlik.

Sonu gelmez bilgilendirici emailler….

Hamileligin ilk haftalarinda cok iyi geliyordu, bu sagdan soldan uye oldugum annelik ve cocuk bakimi ya da hamilelik web sitelerinden gelen bilgilendirici emailler fakat simdilerde heralde kafa karisikliginin da ustune tuz biber oluyor her bir yandan gelen emailler. Eh ne yapalim okuyalim diyorum cunku doktorun size oturup arkadasinizla sohbet ediyormus gibi anlatmaya vakti yok, siz de ver elini kitaplar, internet diyorsunuz.

Her ne kadar anneme hamilelikle ilgili verdigi bazi tavsiyelerin, yontemlerin cok gecerli olmadigini soylesemde hakli oldugu taraflari gormuyor degilim.

Velhasili yazimdan da anlasilacagi uzere kafasi karisik bir anne adayiyim ben. Bana sans dileyin J

Tuesday, April 28, 2009

Bekliyorum...

Kucuktum,

Saatler, gunler, haftalar, aylar gecirdim. Bekledim, sabrettim.
Korktum, endiselendim,heyecanlandim, umutlandim. Guldum, agladim. Hayal ettim, kendi kendimle konustum aslinda icimde senle konusuyordum.

Icimdeydin, en yakinimda. Bir kalbime dokundum, bir sana bebegim! Elime alacagim gunu dusundum. Seni koklayacagim gunu.

Gozlerini hayal ettim, yuzunu, minik ellerini tutacagimi dusundum. Basini kalbime koyup huzurla uyuyacagini!

Anne olacagim,senin sevginle buyuyecegim,sana niniler, sarkilar soyleyecegim ve ben seni sevgimle buyutecegim bebegim.

Bekliyorum...

www.neslice.blogspot.com mutlaka ziyaret edin!

 Beni cok mutlu eden ve kiymetini ne kadar anlatsam bilemeyecegim bir dostumun, cok samimi, cok icten, cok guzel " En yakin arkadasinin hamile oldugunu ogrendikten sonraki hislerini yazdigi yaziyi okuyun! "

Tuesday, April 21, 2009

Kaliforniya 1



Biliyorum bu yazıyı yazmakta çok geç kaldım ama ancak vakit buldum ya da ancak aklıma geldi bloğuma koymak desem yeridir.

Biz bu geziyi Ekim'de yaptık ve San Francisco bizi muhteşem bir havayla karşıladı. Evlerinde bizi misafir eden Özgür ve Lale'de bizi muhteşem ağırladı. Ilk geceden havası sönen ve Mehmet'le beni kanepeye şıkışmak zorunda bırakan şişme yatağı saymazsak. :))
Kaliforniya'nın en güzel üç şehrini görebildik. San Francisco, Los Angeles ve San Diego. Her üç şehrinde kendine has güzellikleri vardı. Los Angeles'ta Hatice ablanın sonsuz misafırperverliği ile biz ihya olduk. Hep yoğun iş kadını modunda olduğu için çok görüşemedik ama elden geldiğince güzel sohbetlerimizi yaptık.

Bloğa şimdilik birkaç fotoğraf koyuyorum, benim bilgisayarımda olanları, devamı gelecek. Hatta burada paylaşmak istediğim bir de video var. Onun için biraz beklemeniz gerekecek.


Guzel bir sehir San Francisco bunu tekrar tekrar soyleyebilirim. Hatta dogu yakasinda olsaydi hemen tasinabilirdik. Mehmet de cok sevdi. 


Arkamda meşhur hapisane Alkadraz. Herkes en çok Rock filminden hatırlıyor.


San Diego'nun en misafirseven papağanı ve kuşun gördüğü en garip turist olsam gerek. Hiç aldırmadı gerçi bana ama konuşsun diye bayağı uğraştım.


Hayatımda en çok görmek istediğim yapıtlardan biriydi ve şehre kattığı güzellik tartışılmaz. Golden Gate köprüsü, kıpkırmızı bir köprü.



US-1 denilen eski bir otoyol San Francisco ile Los Angeles'ı birbirine bağlıyor. Yol boyunca müthiş manzaralarla karşılaşıyorsunuz. İşte bu yolun üzerinde saklı bir cennet Carmen. Daha fazla fotoğrafını koyacağım.


Carmen'de sörfçüler. Mehmet Los Angeles Malibu'daki Surfriders' Beach'ten de bayağı çekti, onlarda gelecek.
LA Malibu'daki kenarlara saklanmış onlarca state parkı'ndan biri arkada. Gölge benim, daha yakın aldığım bir tane daha var ama bunu koymak istedim, her fotoğrafta görünmek istediğimden midir nedir?



Golden Gate, View Point
Süper dörtlü. Universal Studios LA

Universal Studios , Mehmet ve en sevdigi kahraman, kavustuklari icin ne kadar mutlu olduklarini gorebilirsiniz. 

US 1 SF-LA Harika manzara



Universal Studyos LA, ben ve severek fotoğraf çektirdiğim Jaws

Bu görüntü SF'da bütün kartpostallarda.

Devam edecek...

Sunday, March 08, 2009

Bizim ozelligimiz, serginin guzelligi!



Mehmet iki gun once Amerika'daki ilk ozel sergisini acti. Cok mutluyduk.Cok guzel bir acilis gunu oldu. Sergi cok genis bir sanat fuarinin bir parcasi olarak New York'taki Wydham otelde acildi. Sanat fuarina beklemedigimiz bir ilgi oldu, bu ilginin bir kismi Mehmet'in fotograflarina da yoneldi.

Yogun bir ilk gun gecirdik, yogunlugun acisini bir grup arkadasla aksam biraz eglenip, sohbet ederek cikardik. Ikinci gun yine ayni derecede yogundu. Insanlarin sanata, esere, emege karsi saygilari, ilgileri bizi cok sasirtti, cok sevindirdi. Gelip Mehmet'in fotograflariyla ilgili soru soranlara aciklamalar yapmaktan cok mutlu olduk. Hic eser satamadik ama bunu tabi kotu giden ekonomiye bagladik. Diger sanatcilarin da gorusu boyleydi ama bizim icin muthis bir tecrube oldu.

Bir sonraki yil, cok daha profesyonel bir sergi yapma planlarini kafamiza koyduk.

Bugun, 8 Mart Pazar gunu. Onemli bir tarih bizim icin. :)))

Sunday, November 30, 2008

Simdi yeni seyler soylemek lazim.

Her gün bir yerden göçmek ne iyi

Her gün bir yere konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş

Dünle beraber gitti cancağızım,

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.



Diyorum ve soyleyecek yeni sozlerimi burada paylasmaya devam edecegimi acikliyorum. :) Cok uzak kaldim yine. Coook... :)

Wednesday, August 15, 2007

Shelter Island tepelerindeki haftasonu...

Mehmet her defasinda yeni tanistigi arkadasinin haftasonu icin New York'un en guzel! yerlerinden birindeki evlerine davet ettigini soylediginde gecistiriyordum. Iki gunumu tanimadigim insanlarla gecirecegimi dusunmek geri itiyordu beni. En sonunda Mehmet beni ikna etti ve gecen haftasonu gittik. Tabiki iyikide gitmisiz diyecegim cok guzel bir haftasonu gecirdim.

Emrullah ve Kim harikaydilar. Cok egendik, cok gulduk, bol tavlali bol politika, dedikodu dolu bir haftasonu gecirdik. Kim'i buldugum icin cok sansliyim meger tavla oynamayi unutmamisim. Nesli ve Recai'yi bol bol andim tavla oynarken. Kim, I will see you next round. Six weeks is long time but I ll be practicing. So, be ready!

Ada etrafinda gezerken tanistigimiz arkadas sayin Turuncu Kamlumbaga'yi da anmadan gecemiyecegim. Butun guzelligiyle karsidan karsiya gecerken belki bir saatte alacagi yolu bizim yardimimizla birkac saniye de aldi. Eminim bize tesekkur etmistir. :))



Bu arada mehmet demirci ile ilgili mehtap tv'de yayinlanan haberi izlemek istiyorsaniz link asagida. Ben cok begendim. Talihsizlk yagmur yagmis ama Islam cok guzel olmus ellerine saglik. Harika cekmissin.

http://www.youtube.com/watch?v=-BFxinPyYkg


Yeni bir blogla tanismanizi istiyorum.

http://www.bebisinyeri.blogspot.com/